Koş koş koş!
Hayatın akışına karşı tekme tokat giriştiğim günlerden birinde sizinle ilk yazımı paylaşmak istedim. Yazıyı yazarken acaba nasıl olacak diye düşünürken ki yüz ifadem yukarıdaki resimdedir. Uzun süredir hayatımı belli bir düzene, rutine sokmak çabasındayım ama ne yalan söyleyeyim bu çabanın beni bu kadar zorlayacağını hiç düşünmüyordum. İçimden bir ses ''Bak emin misin güme gitmeyelim??'' diye beni uyardığında nasıl cesur olabildim ben de bilmiyorum. Bu çatışmaları erteleme hastalığı olanlar en iyi anlar. Hiç sizin de bir sürü planlama yapıp sonra umutsuzluk çukuruna düştüğünüz oldu mu? Benimki de soru değil mi? Tabiki her insan bu döngüyü yaşar ama normal insan bunu haftada 10 kez yaşıyorsa ben yaklaşık 100 kere yaşıyorum. Kendimle ''savunmadım, bi tane tokat atıcam'' tartışmalarını saymıyorum bile. Bazen bu planları yaparken arkada Leyla ile Mecnun jeneriği çalarken bazen Ahmet Kaya Beni vur çalıyor. Sanki kendi içimde A noktasından B noktasına bazen...